Murathan Mungan’ın Edebi Mirası ve 70. Yaşı: 95 Kitaplık Bir Külliyatla Onurlandırılıyor
Türk edebiyatının unutulmaz isimlerinden Murathan Mungan, 2025 yılında hem 70. yaşını hem de yazarlığının 50. yılını taçlandırıyor. Bu özel dönüm noktası vesilesiyle, yazarın zengin ve etkileyici külliyatını onurlandırmak amacıyla 42. Uluslararası TÜYAP Kitap Fuarı‘nda özel bir etkinlik düzenleniyor.
13 Aralık’ta kapılarını açacak fuarın onur konuğu olan Mungan, edebiyat dünyasındaki kalıcı izini bir kez daha pekiştirecek. Yazarın edebiyatla ilk buluşması, gençlik yıllarında, 1976’da Milliyet Sanat dergisinde yayımlanan ve dönemin popüler şiir akımlarına eleştirel bir bakış sunan yazılarıyla gerçekleşti.
Bu yazıların taşıdığı cesaret ve angaje edebiyattan uzak duruş, genç Mungan’ı kendi ifadesiyle “İşte bu!” dedirten bir dönüm noktası olarak işaretlemiştir. Sosyalist ahlaktan beslenen ancak “kalabalığın sesine kendini çok kaptırmaması gerektiğini” erken yaşta kavrayan Mungan, bu özelliğiyle hiçbir zaman dar bir zümrenin adamı olmayacağının sinyallerini vermiştir.
Sanatsal Duruş ve Eleştiri
Mungan’ın sanatsal duruşu, ideolojilerin körleştirici etkisine karşı güçlü bir direniş sergilemiştir. Bir söyleşisinde, Cumhuriyet’in kurucu ideolojisi etrafında şekillenen edebiyat anlayışını ve köy edebiyatının kutsanması gibi olguları eleştirerek, edebiyatın asli işlevinin sunduğu haz olduğunu vurgulamıştır.
“Edebiyat bir Milli Eğitim müfredatı parçası değildir. Edebiyatın varlığını sürdürecek olan en önemli şey verdiği hazdır, başka bir sanat disiplininden alamadığımız hazzı almak için edebiyat okuruz.”
Bu sözler, onun bu konudaki net ve tavizsiz duruşunu açıkça ortaya koymaktadır.
Akademik Yolculuk ve İstanbul Dönemi
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde İtalyan Dili ve Edebiyatı eğitimine başlasa da, Tiyatro Kürsüsü’nden mezun olması nedeniyle akademik kesişimleri sınırlı kalmıştır. Ancak edebi yolculukları, 1980’lerin ortasında İstanbul’a taşınmasıyla farklı bir boyut kazanmıştır. Bu dönem, onun için yeni ilham kaynakları ve deneyimler anlamına gelmiştir.
Mungan’ın Aynalıçeşme’deki ilk İstanbul evi, kimliğini ve estetik anlayışını yansıtan özel bir mekandı. Antika objeler, kitaplar ve geçmişe duyulan saygıyla dolu bu renkli ve gösterişten uzak ev, yönetmen Atıf Yılmaz’ın “Hayallerim, Aşkım ve Sen” filminin yazar karakteri için adeta bir ilham perisi olmuştur. Türkan Şoray’ın başrolünde yer aldığı filmde, evin atmosferi Mungan’ın yaşam biçimini başarıyla yansıtmıştır.
Bu döneme ait unutulmaz bir anı, evden ayrılırken tanımadığı bir komşu kızının yakışıklı bir gence atkı örüp telaşla uzaklaşmasıdır. Bu küçük ama anlamlı hareket, yazarlığının yanı sıra insani yönüyle de öne çıkan Mungan’ın çevresiyle kurduğu bağların inceliğini gözler önüne sermiştir.
Okuma Tutkusu ve Araştırma Kültürü
Murathan Mungan, “çok iyi bir yazar olmasının ötesinde çok iyi bir okurdur” tespitiyle de tanınır. Onun için okumak, “yalnızlığı anlamlandıran, güzelleştiren, zenginleştiren bir şeydir.” Bu tanım, kişisel kütüphanesinin niteliğini ve okuma alışkanlıklarını da özetler niteliktedir.
On binlerce kitaba ev sahipliği yapan evi adeta bir kütüphanedir. Okuduğu her kitap için titizlikle araştırma yaptığı bilinmektedir. Gözlem yapma eylemini de bir okuma biçimi olarak benimseyen Mungan, güncel projeleri için de bu yaklaşımını sürdürmektedir.
Yeni romanı “Veranda” için İtalyan Kız Ortaokulu, rahibeler ve koridorları gibi detayları derinlemesine araştırmıştır. Kadın karakterlerinin terziliğe yönelmesi, eski “Burda” dergileri ve paftalarla desteklenen bu araştırmaları, Mungan’ın metinlerine kattığı derinliği gözler önüne sermektedir.
Sahada Çalışma ve Etki Alanı
Yazarın gerçekçi ve kapsamlı anlatımının temelinde, saha çalışmalarına verdiği önem yatar. “Zonguldak” öyküsünü yazarken bizzat Zonguldak’a giderek maden işçilerinin dünyasını deneyimlemesi ve sendikal yayınları incelemesi buna örnek gösterilebilir.
2023’te yayımlanan kara polisiye romanı “995 km”nin her bir kilometresini de ayrıntılı bir şekilde incelemesi, yazarın işine olan titiz bağlılığının bir başka göstergesidir. Bu detaycılık, okuyucuya sunduğu metinlerin gücünü ve inandırıcılığını artırmaktadır.
Mungan’ın etkisi, sadece roman ve şiirleriyle sınırlı kalmamış, tiyatro alanındaki çalışmalarıyla da genç nesiller üzerinde derin bir iz bırakmıştır.
- “Mahmut ile Yezida” (1980)
- “Taziye” (1982)
Bu oyunları, Ankara Devlet Tiyatrosu ve Şehir Tiyatroları’nda sahnelenmiştir. “Gençlik Günleri” ve dramaturgluk çalışmalarıyla da tiyatro sanatına önemli katkılar sunmuştur.
Müziğe kazandırdığı sözler de, günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir:
- “Biz büyüdük ve kirlendi dünya”
- “Maskeli Balo”
- “Olmasa Mektubun”
Etik Duruş ve Toplumsal Etki
Murathan Mungan, en zor zamanlarda dahi ticari kaygılara boyun eğmeyerek hiçbir zaman “reklam yüzü” olmayı kabul etmemiştir. Bu direnişçi tavrı, onu “yaşarken efsane” yapan önemli faktörlerden biridir ve sanatsal/etik duruşunun değişmez bir parçasıdır.
Türkiye’nin sosyo-kültürel yapısında, özellikle doğululuğun algılanış biçimine dair geliştirdiği eleştirel bakış açısı ve işlediği konularla önemli bir toplumsal eşiğin aşılmasında rol oynamıştır. Bu yönüyle, edebiyatın sadece sanatsal bir ifade biçimi olmadığını, aynı zamanda toplumsal dönüşümde de bir araç olabileceğini göstermiştir.
Mungan, “Harita Metod Defteri”nde kendisini “hep çok Osmanlı, çok Türkiyeli, çok yerli, çok buralı” hissettiğini ifade eder. Batı’ya yönelik bakış açısı ise hayranlıktan ziyade, hakkını veren, olumlu ve olumsuz yönleri bilen, komplekslerden uzak bir duruştur.
Edebiyat ve düşünce dünyasında dilin şeref ve haysiyetinin, düşünce haysiyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Mungan’ın bu tutumu, özellikle Tanıl Bora’nın akademik analizlerinde de yer bulmuştur.
2025 yılındaki bu özel kutlamalar, Murathan Mungan’ın Türk edebiyatına kazandırdığı zengin mirası ve entelektüel birikimini daha geniş kitlelere ulaştırma fırsatı sunmaktadır.
İlgili
Tufan Erdoğdu (34) — Teknoloji & Yazılım Yazarı Tufan Erdoğdu, uzun yıllardır yazılım geliştirme ve ağ teknolojileri üzerine çalışan bir IT uzmanıdır. Kariyerine sistem yöneticisi olarak başlayan Tufan, zaman içinde otomasyon, bulut altyapıları ve siber güvenlik konularında uzmanlaşmıştır. Blogunda okuyucularına teknoloji trendleri, yapay zeka uygulamaları ve yazılım geliştirme ipuçları hakkında sade, anlaşılır ve pratik içerikler sunar.


