ÖneÇıkanlar

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i Protesto Eden 16 TİP Üyesi Genç Tutuklandı

1764798682030

İstanbul’da, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı bir etkinlikte Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) sistemini protesto eden Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi 16 genç, 3 Aralık 2025 tarihinde Bakırköy Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. Daha önce 17 TİP’li gencin gözaltına alındığı duyurulmuştu. Bu gelişme, MESEM’lere yönelik eleştirilerin ve buna bağlı protestoların hukuki sonuçlarını belirginleştirmiştir.

Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) sistemi, eski adıyla Çıraklık Eğitim Merkezi olarak bilinmekte olup, 9 Aralık 2016 tarihinde örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’ne bağlı faaliyet gösteren bu program, en az ortaokul mezunu öğrencilere dört yıllık bir eğitim süreci sunar. Haftanın dört günü işyerinde pratik eğitim, bir günü ise okulda teorik derslerle ilerleyen sistem, 34 alan ve 184 meslek dalında ustalık belgesi ile lise diploması sağlamaktadır. Ancak çocuk hakları savunucuları, MESEM’in çocuk işçiliğini teşvik ettiğini, çocukları denetimsiz çalışma ortamlarına ittiğini ve eğitimden uzaklaştırarak yaşamlarını tehlikeye attığını ileri sürerek sistemin kaldırılmasını talep etmektedir.

TİP’li öğrenciler, 1 Aralık’ta düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi” sırasında Bakan Tekin’i hedef alarak bir protesto gerçekleştirmiştir. Partinin resmi X hesabından yapılan açıklamada, MESEM’lerdeki “iş cinayetleri ve sömürü” durumuna dikkat çekilerek, sistemin “ucube” olduğu ve iptal edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Öğrenciler, sıra arkadaşlarının ölümlerine sessiz kalmadıkları gerekçesiyle gözaltına alındıklarını belirtmişti. Bu protesto, MESEM’lerin neden olduğu iddia edilen çocuk ölümlerine ve çalışma koşullarına yönelik derin toplumsal rahatsızlığı yansıtmaktadır.

Gözaltına alınan 17 TİP üyesi genç, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Vatan Yerleşkesi’ne götürülmüştür. Yapılan adli işlemler neticesinde, 3 Aralık 2025 tarihinde Bakırköy Sulh Ceza Hakimliği tarafından 16 genç hakkında tutuklama kararı verilmiştir. Bu karar, anayasal protesto hakkının kullanımı ile kamu düzenini sağlamak arasındaki hassas dengeye dair tartışmaları yeniden gündeme taşımıştır.

Aynı dönemde, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası da Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi Çalıştayı toplantısını protesto etmiştir. Sendika üyeleri, “Ne bu düzen ahilik, ne siz vezirsiniz, çocuk katilidir MESEM, resilsiniz” pankartıyla salon önüne gelerek “MESEM’ler kapatılsın çocuk işçiliği yasaklansın” sloganları atmıştır. Öğretmenler, “Toplumu canlarını üç kuruşa kaybeden çocuklara sahip çıkmaya çağırıyoruz” ifadeleriyle kamuoyuna seslenmiştir.

Protesto esnasında özel güvenlik ve polis müdahalesiyle salon dışına çıkarılan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Başkanı Eren Edabali ve üç öğretmen ters kelepçeyle gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan öğretmenler de Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne sevk edilmiştir. Sendika, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, “Öğretmen Sendikası olarak öğrencilerimizi hayattan koparan bu rezil sisteme karşı sözümüzü söylemeye, eylemde bulunmaya devam edeceğiz” mesajını paylaşarak sistem karşıtı duruşlarını sürdüreceklerini beyan etmiştir. Bu olaylar, MESEM sistemine karşı sadece öğrenci gruplarının değil, eğitimcilerin de aktif muhalefetini ortaya koymaktadır.

Bu tutuklamalar ve protestolar, Türkiye’deki mesleki eğitim politikalarının ve özellikle MESEM sisteminin toplumsal, hukuki ve etik boyutlarını derinlemesine inceleme ihtiyacını ortaya koymaktadır. Çocuk işçiliği iddiaları, MESEM bünyesindeki iş cinayetleri ve gençlerin çalışma koşullarına dair endişeler, kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ederken, bu tür eylemler hükümetin ilgili politikalarını ve denetim mekanizmalarını gözden geçirmesi yönünde ciddi bir kamuoyu baskısı oluşturmaktadır. Özellikle Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri çerçevesinde çocukların çalışma yaşamında korunması ilkesi, MESEM uygulamasının uluslararası normlara uygunluğu hakkında soruları gündeme getirmektedir. Hukuki süreçlerin ilerleyişi ve sivil toplum kuruluşlarının bu konudaki reaksiyonları, MESEM’in geleceği ve çocuk işçiliğiyle mücadeledeki ulusal yaklaşım üzerinde belirleyici bir etki yaratma potansiyeli taşımaktadır. Bu gelişmeler, eğitim ve çalışma hayatı kesişimindeki mevcut düzenlemelerin sürdürülebilirliği, etik boyutları ve gençlerin refahına yönelik sorumluluklar üzerine ciddi sorular yöneltmektedir. Toplumun, gençlerin can güvenliği ve sağlıklı gelişim haklarına sahip çıkma çağrısı, bu konudaki politikaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Nisa Kılıç

Nisa Kılıç (27) — Kültür & Toplum Araştırmacısı Nisa Kılıç, sosyoloji eğitiminin ardından çeşitli kültürel projelerde araştırmacı olarak görev almış bir yazar. Toplumsal dönüşümler, şehir yaşamı, modern birey davranışları ve dijital kültür üzerine yoğunlaşır. Blogunda hem analitik hem de insani bakış açısıyla yazılmış incelemeler ve gözlemler paylaşır.