ÖneÇıkanlar

Medyada Çocuğun Sesini Yükseltmek: Atölye BİA’dan Öncü Bir Çalışma

Post 2796 691e9523d2b8d 00001

Atölye BİA, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü arifesinde düzenlediği “Çocuk Odaklı Habercilik Atölyesi” ile medyanın çocukları ele alış biçimini köklü bir biçimde sorguladı. Gazeteci Kemal Özmen, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Kardelen Ateşci ve Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nden Psikolog Nurgül Öz gibi alanında uzman isimleri bir araya getiren etkinlik, haberde çocuğun özne konumunun nasıl mümkün olabileceği sorusuna yanıt aradı. Katılımcılar, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme çerçevesinde çocukların yasalar önündeki yerini ve medyada doğru temsil edilme biçimlerini derinlemesine inceledi.

Atölyenin açılış konuşmasında gazeteci Kemal Özmen, çocukluk kavramının sadece biyolojik bir dönemden ibaret olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir statü taşıdığını ifade etti. Özmen, gazetecilerin iyi niyetli olsalar dahi, çocuk hakları konusundaki bilgi eksiklikleri nedeniyle haberleriyle çocuklara zarar verebileceğine dikkat çekti. Toplumda yaygın olan “çocuk eksik insandır” algısının “çocukluk yapma” gibi günlük ifadelerle pekiştiğini, bunun da çocuğun hak öznesi kimliğini göz ardı ettiğini vurguladı. Ayrıca, insan hakları varken çocuk haklarına ayrı bir başlık açmaya gerek olup olmadığına dair yaygın soruyu, Türkiye gibi toplumlarda var olan derin eşitsizlikler nedeniyle çocukların ek kısıtlamalara maruz kaldığını belirterek yanıtladı. Özmen, “Çocuk çocuktur” ilkesinin, çocuk odaklı haberciliğin temel çıkış noktası olduğunu, aksi takdirde yetişkinlerin iyi niyetli dahi olsalar ihlalleri pekiştiren özneler haline gelebileceklerini dile getirdi.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Kardelen Ateşci, “Yasalar İçinde ve Önünde Çocuk Olmak” başlıklı sunumunda Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin yalnızca devletleri değil, toplumdaki tüm yetişkinleri ve çocuklarla çalışan tüm aktörleri bağladığını anlattı. Ateşci, sözleşmenin medya için taşıdığı bağlayıcılığa ve medyaya yüklediği sorumluluklara özel bir vurgu yaptı. Medyanın yayın politikası, kullanılan dil, başlıklar ve görseller gibi tüm unsurlarının çocuk hakları açısından yükümlülükler getirdiğini belirtti. Medya açısından en kritik ilkenin “çocuğun üstün yararı” olduğunu vurgulayan Ateşci, her haber öncesinde “Bu haberi bu haliyle yayınlamak, çocuğun üstün yararını gözetiyor mu?” sorusunun sorulması gerektiğini, bunun sadece mağdur çocukları değil, haberi gören diğer tüm çocukları da kapsadığını ifade etti. Ayrıca, “fail” veya “suçlu” gibi damgalayıcı ifadeler yerine “suça sürüklenen çocuk” kavramının kullanılmasının, çocuğu yeniden suçlamayı önleyen önemli bir hak perspektifi sunduğunu aktardı.

Atölyede çocuğun beden hakkı bağlamında medyada yer alma biçimleri, haberlerde görsel kullanımının etik boyutları ve istismar ile şiddet içerikli haberlerde seçilen kavramların çocuk üzerindeki psikolojik etkileri gibi konular da derinlemesine ele alındı. Medya organlarının, özellikle hassas konularda çocukların kimliklerini ve mahremiyetlerini koruma, onları ikincil mağduriyetlere sürüklememe sorumluluğu öne çıktı. Görsel seçimlerinde titizlik, yaş ve gelişim düzeyine uygun bir dil kullanımı ve haberin sunuş biçiminde çocuğun onurunu zedelemeyecek yaklaşımların benimsenmesi gerektiği vurgulandı.

Çocuk odaklı habercilik, sadece yasalara uygunluktan öte, etik bir duruş ve toplumsal sorumluluk gerektiriyor. Bu yaklaşım, medya profesyonellerinin çocuğun yaşamına, gelişimine ve refahına olumlu katkı sağlayacak bir bakış açısıyla hareket etmesini teşvik ediyor. Her çocuğun bireysel bir özne olduğu, kendi düşüncelerine ve hislerine sahip olduğu gerçeği, haber üretim süreçlerinin merkezine yerleştirilmelidir. Medyanın, çocukların geleceğini şekillendiren güçlü bir araç olduğu düşünüldüğünde, bu dönüşümün önemi daha da artmaktadır.

Atölye BİA’nın “Çocuk Odaklı Habercilik Atölyesi” gibi girişimler, Türk medyasında çocuk hakları farkındalığının artırılması ve daha duyarlı, sorumlu bir habercilik pratiğinin yerleşmesi adına kritik bir rol oynuyor. Çocukların medyada birer birey olarak görülmesi, seslerinin duyulması ve haklarının etkin bir şekilde korunması, tüm toplumun ortak sorumluluğundadır. Bu tür çalışmalar, geleceğe yönelik daha kapsayıcı ve adil bir medya ekosisteminin inşa edilmesine zemin hazırlamaktadır.

Tufan Erdoğdu

Tufan Erdoğdu (34) — Teknoloji & Yazılım Yazarı Tufan Erdoğdu, uzun yıllardır yazılım geliştirme ve ağ teknolojileri üzerine çalışan bir IT uzmanıdır. Kariyerine sistem yöneticisi olarak başlayan Tufan, zaman içinde otomasyon, bulut altyapıları ve siber güvenlik konularında uzmanlaşmıştır. Blogunda okuyucularına teknoloji trendleri, yapay zeka uygulamaları ve yazılım geliştirme ipuçları hakkında sade, anlaşılır ve pratik içerikler sunar.