ÖneÇıkanlar

Manifest Grubu Üyelerine ‘Teşhircilik’ Davasında Hapis Cezası Verildi, Hükmün Açıklanması Geri Bırakıldı

1765805444541

İstanbul’da bir konser sırasında sergiledikleri dans figürleri nedeniyle ‘Teşhir suretiyle hayasızca hareketlerde bulunma’ suçundan yargılanan Manifest grubu üyeleri hakkında mahkeme kararını verdi.

İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi, grup üyelerinin her birine ayrı ayrı 3 ay 22 gün hapis cezası ile çarptırdı.

Ancak mahkeme, önemli bir hukuki gelişme olarak, verilen cezalara ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) hükmetti. Bu karar, belirli bir süre boyunca yeni bir suç işlenmediği takdirde cezanın yasal sonuç doğurmayacağı anlamına geliyor.


Davanın Arka Planı ve İddianamenin Detayları

Davaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Manifest grubu üyelerinin 6 Eylül Cumartesi akşamı Beşiktaş’ta verdikleri konser sırasındaki dans şovlarının, toplumun genel ahlak anlayışını ve edep duygularını ihlal ettiği belirtilmişti.

İddianamede öne sürülen başlıca noktalar şunlardı:

  • Eylemlerin toplum kültürünün temelini oluşturan iffet, ar ve haya gibi değerlere saldırı niteliği taşıdığı.
  • Özellikle çocukların ve gençlerin ruh sağlığı üzerinde olumsuz etki yaratma potansiyeli taşıdığı.
  • Gösterilerin cinsel nitelikli olduğu ve toplumun ortak mahremiyet algısını zedelediği.

Grubun eylemlerini gerçekleştirdiği alanın bir konser mekanı olması ve ilgili görüntülerin sosyal medyada yaygınlaşması, eylemlerin kamuya açık alanda gerçekleşmiş olması bağlamında değerlendirilmişti.


Mahkeme Kararı ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Mahkeme, grup üyelerinin savunmalarını ve savcılık mütalaasını dikkate alarak bir karara vardı.

‘Teşhir suretiyle hayasızca hareketlerde bulunma’ suçu kapsamında verilen 3 ay 22 günlük hapis cezası, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumu çerçevesinde değerlendirildi.

HAGB kurumunun temel amacı, sanığın yargılama süreci sonrasında belirli bir denetim süresi içinde lekelenmeme hakkını korumak ve topluma yeniden kazandırılmasını teşvik etmektir.

Bu uygulamanın bir sonucu olarak, grup üyeleri için belirlenen 5 yıllık denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkum olmamaları durumunda, bu dava dosyası kapanacaktır.

Ancak, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, sanıkların hem bu yeni suçtan hem de geri bırakılan önceki suçtan dolayı cezalandırılmalarına yol açacaktır.

Gerekli görülen 3 ay 22 günlük hapis cezası, suçun niteliğine göre belirlenen bir miktar olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile fiili bir infazı söz konusu olmayacaktır.


Adli Kontrol Tedbirlerinin Kaldırılması

Bu kararın bir diğer önemli boyutu ise, daha önce Manifest grubunun 7 üyesi hakkında uygulanan ‘yurtdışına çıkış yasağı’ şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmış olmasıdır.

Bu gelişme, grup üyelerinin yasal süreçteki hareket kabiliyetlerinin arttığını ve uluslararası seyahatlerine ilişkin mevcut kısıtlamaların ortadan kalktığını göstermektedir.

Daha önceki soruşturma aşamasında, grup üyeleri adliyeye sevk edildiklerinde Sulh Hakimliği tarafından yurtdışı çıkış yasağı ve imza atma şeklinde adli kontrol şartıyla serbest bırakılmışlardı. Bu yeni kararla birlikte, bu türden bir gözetim tedbirine artık gerek duyulmadığı anlaşılmaktadır.


Sosyal Medya Etkisi ve Yasal Talep

İddianamede, Manifest grubu üyelerinin eylemlerinin sadece özel alanda kalmadığı, konser görüntülerinin sosyal medya ve çeşitli platformlarda geniş kitlelere ulaştığı vurgulanmıştı.

Bu durumun, toplumun farklı kesimleri üzerinde, özellikle de çocuklardan oluşan bireyler üzerinde olumsuz etkiler yaratma potansiyeli taşıdığına dair tespitler mevcuttu.

Grup üyelerinin, bu eylemler nedeniyle ‘Teşhir suretiyle hayasızca hareketlerde bulunma’ suçundan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edilmişti.

Ancak mahkeme, HAGB kararı ile olaya daha farklı bir hukuki boyut kazandırmıştır.

Bu kararlar genellikle sanığın kişiliği, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve kamu vicdanı gibi unsurlar göz önünde bulundurularak verilir.


Melis Erdem

Melis Erdem (33) — Bilim & Sağlık İçerik Üreticisi Melis Erdem, biyoloji eğitimi almış ve uzun süre sağlık teknolojileri firmalarında içerik yöneticiliği yapmış bir iletişim uzmanıdır. Popüler bilim, modern sağlık çözümleri ve sürdürülebilir yaşam üzerine yazılar kaleme alır. Bilgiyi sadeleştirip herkesin anlayabileceği bir dile dönüştürme konusundaki başarısıyla dikkat çeker.