Hazer Amani, Yıllar Sonra MasterChef Ekranlarına Konuk Şef Olarak Döndü
Eski MasterChef jürisi Hazer Amani, 2 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan bilgilere göre, yemek yarışması programı MasterChef Türkiye’ye konuk şef olarak katılımıyla kamuoyunun dikkatini çekmiştir. Programın dinamik formatında, özellikle “ceket yarışı” etapları devam ederken gerçekleşen bu özel geri dönüş, Amani’nin kariyer yolculuğunda ve MasterChef’in tarihinde önemli bir an olarak kaydedilmiştir. Yıllar sonra ekrana dönmesi, hem izleyici kitlesi için bir sürpriz unsuru taşımakta hem de programın geçmişine bir atıf sunmaktadır.
Hazer Amani’nin Türkiye’deki geniş kitleler tarafından tanınması, şüphesiz TV8 ekranlarında yayınlanan MasterChef Türkiye’deki önceki jüri üyeliği göreviyle gerçekleşmiştir. Şef Mehmet Yalçınkaya ve Şef Somer Sivrioğlu gibi sektörün önde gelen isimleriyle birlikte jüri ve sunucu olarak görev alması, Amani’nin gastronomi alanındaki uzmanlığını ve medya önündeki yetkinliğini pekiştirmiştir. Bu deneyim, onun ulusal ölçekte bir marka değerine ulaşmasında kritik bir rol oynamıştır.
1977 yılında Ankara’da dünyaya gelen Hazer Amani, kültürel çeşitliliği yansıtan bir aile yapısına sahiptir; annesi Türk, babası ise İran’ın Reşt bölgesindendir. İlköğretim ve lise eğitimini prestijli TED Ankara Koleji’nde tamamlamasının ardından, yükseköğrenimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Sosyoloji Bölümü’nde sürdürmüştür. Bu başlangıç, Amani’nin mutfak sanatlarına yönelmeden önceki akademik ve entelektüel gelişimine dair önemli bir perspektif sunmaktadır.
Sosyoloji alanındaki eğitimini tamamlamasına rağmen, mutfak sanatlarına olan tutkusu Amani’yi farklı bir kariyer yoluna sevk etmiştir. Güney Afrika’daki saygın Cordon Bleu enstitüsünde üç yıl süren yoğun bir aşçılık eğitimine başlamış, bu süreçte uluslararası mutfak teknikleri ve felsefeleri üzerine derinlemesine bilgi edinmiştir. Eğitimini takiben, stajyer olarak başladığı restoranda dört yıl boyunca görev yapmış ve mesleki basamakları tırmanarak baş aşçı pozisyonuna yükselmiştir. Bu süreç, onun erken yaşta edindiği pratik liderlik ve mutfak yönetimi deneyimini vurgulamaktadır.
Güney Afrika’daki başarılı baş aşçılık görevinin ardından, Türkiye’ye dönüşü stratejik bir dönüm noktası olmuştur. Bir otelde baş aşçı olarak çalışırken Chilai Restaurant’ın ortağı ve genel müdürü Yusuf Köksal ile kurduğu profesyonel bağlantı, Amani’nin kariyerini Türkiye’ye taşıyan temel etken olmuştur. Bu tanışıklık, Chilai Restaurant’taki görevine başlamasına zemin hazırlamış ve kendisinin Türk gastronomi pazarındaki etkinliğini artırmıştır.
Hazer Amani’nin gastronomi dünyasındaki yaratıcı ve yenilikçi kimliği, 2011 yılında aldığı “Senenin En Yaratıcı Şefi” ödülüyle resmiyet kazanmıştır. Bu prestijli ödül, onun mutfak vizyonunun ve uyguladığı tekniklerin sektördeki takdirini somutlaştırmıştır. Mutfak bilgi birikimini daha da derinleştirmek amacıyla, Cape Wine Academy’de dünya şarapları ve şarap yetiştiriciliği üzerine dört yıllık kapsamlı bir eğitim programını tamamlamıştır. Bu ilave uzmanlık, onun menü tasarımından yemek eşleşmelerine kadar geniş bir yelpazede bütünsel bir yaklaşım sergilemesini sağlamıştır.
Uluslararası alanda tanınan liderlere hizmet verme yeteneği, Amani’nin profesyonel portföyünde öne çıkan detaylardan biridir. Kariyeri boyunca, 600 kişilik özel bir davette Nelson Mandela gibi küresel çapta önemli şahsiyetlere ve birçok saygın konuğa yemek hazırlamış olması, onun mutfak becerilerinin uluslararası standartlardaki kabulünü göstermektedir. Amani’nin mutfak felsefesinde, İngiliz şef Marco Pierre White’ın belirgin bir ilham kaynağı olarak yer aldığını belirtmesi, profesyonel standartlarını ve sanatsal yönelimini ortaya koymaktadır.
MasterChef Türkiye’ye yıllar sonra konuk şef olarak yeniden katılımı, Hazer Amani’nin Türk gastronomi sahnesindeki sürekli ve dinamik varlığını pekiştirmektedir. Bu geri dönüş, sadece bir televizyon programına katılımın ötesinde, Amani’nin sektördeki etkileşimini sürdürme ve geniş kitlelerle bağını koruma arzusunu simgelemektedir. Bu tür katılımlar, aynı zamanda gastronomi trendlerinin ve şeflerin kamuoyu nezdindeki popülaritesinin sürdürülebilirliğine de işaret etmektedir.
İlgili
Ayla Sezen (32) — Eğitim & Kişisel Gelişim Yazarı Ayla Sezen, eğitim teknolojileri ve öğrenme psikolojisi alanlarında çalışmalar yapan bir içerik uzmanıdır. Kariyeri boyunca farklı yaş gruplarına yönelik eğitim projelerinde görev almış, dijital öğrenme sistemleri üzerine araştırmalar yürütmüştür. Blogunda verimli çalışma teknikleri, öğrenme metodları ve kişisel gelişim konularını işler.


