Güllü’nün Ölümüne Dair Yeni Kamera Kayıtları ve Adli Analizler Soru İşaretlerini Artırdı
“`html
Güllü’nün Ölüm Soruşturmasında Yeni Deliller ve Çarpıcı İddialar
Sanatçı Güllü’nün ölümüne dair soruşturma süreci, kamuoyunun ve yargı mercilerinin dikkatini çekmeye devam ediyor. Yalova Çınarcık’taki ikametinin terasından düşerek yaşamını yitiren Güllü’nün ölümü, olay başlangıcından itibaren çeşitli spekülasyonlar ve iddialar eşliğinde ilerledi. Süreç, yeni delillerin ortaya çıkmasıyla birlikte farklı bir boyut kazanmış ve adli süreçlerin karmaşıklığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Güvenlik Kamerası Kayıtları Soruşturmanın Seyrini Değiştirdi
Soruşturma dosyasında yakın zamanda yerini alan en kritik veri, SHOW TV ekranlarında ilk kez yayınlanan güvenlik kamerası kayıtları olmuştur. Bu görüntüler, olayın aydınlatılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendirilmekle birlikte, vefatla ilgili mevcut şüpheleri artırıcı nitelikte yeni soruları da beraberinde getirmiştir. Kayıtlar, olayın kronolojik akışına dair somut bir referans noktası sunmaktadır.
Gazeteci Sevilay Yılman’ın elde ettiği ve kamuoyuyla paylaştığı bu güvenlik kamerası kayıtları incelendiğinde, Güllü’nün evinden yükselen yüksek sesli bağrışmalar ile sanatçının bedeninin zemine çarptığı anda oluşan net sesin kaydedildiği görülmüştür. Ancak bu iki kritik ses olayı arasındaki zaman farkı, adli tıp uzmanları tarafından değerlendirilmesi gereken temel bir anomaliyi ortaya koymuştur. Görüntüler, olay anındaki sesli dinamiklere dair kesin veriler sunmaktadır.
Kayıtların en belirgin ve üzerinde durulması gereken detayı, evin içerisinden gelen bağrışmalar ile Güllü’nün bedeninin yere düşme sesinin arasında tam yedi saniyelik bir zaman farkının bulunmasıdır.
7 Saniyelik Gizem: Adli Uzman Hakan İzgi’den Çarpıcı Analiz
“Ela Rumeysa ile Bu Sabah” programına katılan Adli Mimarlık Uzmanı Hakan İzgi, bu yedi saniyelik sürenin fiziksel gerçeklerle uyuşmadığını açıkça belirtmiştir. İzgi’nin teknik açıklamalarına göre, altıncı kattan düşen bir insan bedeninin zeminle temas etme süresi standart koşullarda bir buçuk ile iki saniye arasında değişmektedir; bu, bilinen fizik yasalarına göre beklenen zaman dilimidir.
Uzman Hakan İzgi, yedi saniyelik bu tutarsız zaman aralığının, basit bir kaza senaryosuyla açıklanamayacağını vurgulamıştır. Ayrıca, Güllü’den düşüş esnasında herhangi bir sesli tepki veya çığlık gelmemesi durumunun da “son derece garip” olduğunu ifade etmiştir.
Normal bir durumda, bir kişinin dengesini kaybederken veya bir engelle karşılaşırken dahi istemsiz sesler çıkarabileceğini belirten İzgi, kaydedilen yedi ila sekiz saniyelik bu aralığın, bir boğuşma veya mücadele anına işaret edebileceği ihtimalini güçlü bir şekilde ortaya koymuştur.
Bu tespit, soruşturmada dikkate alınması gereken “çok önemli bir delil” olarak konumlandırılmıştır.
Gazeteci Sevilay Yılman da, elde edilen bu güvenlik kamerası görüntülerinin ve adli uzman değerlendirmelerinin, artık Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturmada “kesin kanıt” niteliğinde görülmesi gerektiğini ifade etmiştir. Yılman’ın bu yorumu, olaydaki şüphe unsurlarının ciddiyetini ve bu yeni delillerin davanın yönünü değiştirebilecek potansiyelini vurgulamaktadır. Bu, medya mensuplarının olaya ilişkin beklentilerini de yansıtmaktadır.
Olay Gecesi Evdeki İsimler ve İlk İfade
Sanatçının ikametinin penceresinden düşerek yaşamını yitirdiği gece, evde bulunan iki ismin Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve bir arkadaşı Sultan olduğu belirlenmiştir. Olayın hemen ardından savcılığa ifade veren Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin aşağıya nasıl düştüğünü doğrudan gözlemlemediğini beyan etmiştir. Sadece arkasını döndüğünde annesinin elbisesinin bir kısmını görür gibi olduğunu belirten Gülter’in bu ilk ifadesi, görgü tanıklığındaki sınırlılıkları ortaya koymuştur.
Şüpheleri Artıran Mesajlaşmalar
Soruşturmanın ilerleyen dönemlerinde, Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı Bircan Dülger’e annesinin ölmesini arzuladığına dair mesajlar gönderdiğine ilişkin bilgiler gün yüzüne çıkmıştır. Bu mesajlaşmalar, Gülter üzerindeki şüpheleri artırmış ve adli mercilerin dikkatini bu yöne çekmiştir. Bu yazışmalar, bir aile içi dinamiğin karmaşık yönlerini ve potansiyel motivasyonları sorgulama ihtiyacını doğurmuştur.
Ortaya çıkan bu mesajların ardından yeniden ifadeye çağrılan Tuğyan Ülkem Gülter, ilgili mesajların kendisine ait olduğunu kabul etmekle birlikte, bu yazışmaları annesiyle yaşadığı yoğun tartışmalar esnasında, öfke anında kaleme aldığını savunmuştur. Annesini öldürmediğini kati bir dille reddeden Gülter, iki buçuk saat süren detaylı savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmasının, aleyhindeki iddiaların asılsız olduğunun bir göstergesi olarak yorumlanması gerektiğini belirtmiştir.
Soruşturmanın Geleceği: Derinlemesine İnceleme Gerekliliği
Yeni güvenlik kamerası kayıtları, adli uzmanların analizleri ve özellikle yedi saniyelik zaman farkının bir mücadeleye işaret etme potansiyeli, Güllü’nün ölümüne dair yürütülen soruşturmanın mevcut seyrini kökten değiştirebilecek güçtedir. Bu deliller, olayın basit bir düşme vakası veya intihar olasılığından ziyade, daha derinlemesine incelenmesi gereken karmaşık bir vakaya işaret etmektedir.
Yargı mercileri, elde edilen bu somut kanıtlar ışığında soruşturmayı derinleştirecek ve nihai sonuca ulaşmak için kapsamlı incelemelerini sürdürecektir. Kamuoyu, adaletin tecelli etmesini beklemektedir.
“`
İlgili
Melis Erdem (33) — Bilim & Sağlık İçerik Üreticisi Melis Erdem, biyoloji eğitimi almış ve uzun süre sağlık teknolojileri firmalarında içerik yöneticiliği yapmış bir iletişim uzmanıdır. Popüler bilim, modern sağlık çözümleri ve sürdürülebilir yaşam üzerine yazılar kaleme alır. Bilgiyi sadeleştirip herkesin anlayabileceği bir dile dönüştürme konusundaki başarısıyla dikkat çeker.


