ÖneÇıkanlar

Erdoğan’dan Papa’ya Kesintisiz Tebliğ: Millet Kütüphanesi Diplomasisinin Küresel Yankıları

1764401733227

Papa 14. Leo’nun İstanbul’daki resmi temasları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmesi, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bu kritik buluşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hristiyan dünyasının ruhani liderine Türkiye’nin dini hoşgörü, insani değerler ve bölgesel politikalara dair temel perspektiflerini kesintisiz bir tebliğ şeklinde sundu. Görüşme, kültürel ve dini liderler arasındaki diyaloğun güçlendirilmesi ve Türkiye’nin çok boyutlu diplomasi anlayışının sergilenmesi açısından stratejik bir öneme sahipti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmeler sırasında derin kültürel ve dini referanslara yer verdi. Yunus Emre’den dizeler okuyarak tasavvufi bir derinlik katarken, Mevlana’dan aktardığı sözlerle evrensel sevgi ve hoşgörü mesajlarını pekiştirdi. Ayrıca, hadis-i şeriflere değinerek ve Peygamberin adını anarken “Aleyhissalatu vesselam” ifadesini kullanarak İslam’ın temel öğretilerine olan bağlılığını vurguladı. Bu detaylı sunum, İslam’ın insanlık yaklaşımını ve merhamet anlayışını kapsamlı bir şekilde izah etti.

Erdoğan’ın mesajlarının önemli bir bölümünü İslamofobiye karşı verilen net tepkiler oluşturdu. Cumhurbaşkanı, uluslararası alanda yükselen İslam karşıtlığına dikkat çekerek bu konudaki endişeleri dile getirdi. Ayrıca, İsrail’in bölgedeki çatışmalarda sadece Müslüman ibadethanelerini değil, kiliseleri de hedef aldığına dair hatırlatması, mesajın dini ayrım gözetmeksizin tüm masumiyet ve kültürel mirasın korunmasına yönelik olduğunu gösterdi. Bu yaklaşımlar, Türkiye’nin Ortadoğu’daki insani krize çok yönlü bir çözüm arayışının bir parçası olarak konumlandı.

Papa ile gerçekleştirilen görüşme, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin en nadide köşelerinden biri olan Millet Kütüphanesi’nde düzenlendi. Bu mekan, mimarisi, renkleri ve süslemeleriyle ağırbaşlı, huzurlu, barışçıl ve entelektüel bir atmosfer sunarak diplomatik temas için özel bir zemin oluşturdu. Kütüphanenin ilk kez Papa’nın ziyareti için kullanılması, mekanın sembolik önemini artırarak uluslararası alanda Türkiye’nin kültürel zenginliğini ve diplomasiye verdiği önemi vurguladı.

Millet Kütüphanesi’nin Cihannüma Salonu, farklı dillerden kitapları barındıran yapısıyla kültürel çeşitliliğin bir simgesi haline geldi. Salonun tavan süslemesinde yer alan “okumak” üzerine bir ayet, eğitimin ve bilginin evrenselliğine yapılan vurguyu güçlendirdi. Ziyaret sırasında Antakya Medeniyetler Korosu’nun Cihannüma Salonu’nda verdiği konser, kültürel diyaloğun ve farklı inançların bir arada yaşama zenginliğinin somut bir göstergesi oldu. Bu etkinlikler, Millet Kütüphanesi’nin dünya çapında tanınmasına katkıda bulunarak önemli bir tanıtım fırsatı sağladı.

Papa ziyaretinin Türkiye içinde bazı toplumsal kesimlerde yarattığı “Papa’sal paranoyalar” ve komplo teorileri de dikkat çekti. Sosyal medyada Vatikan’ın Türkiye üzerinde eyalet kuracağı gibi “akla hayale gelmeyecek palavraların” üretildiği gözlemlendi. Fener Rum Patriği’ne gerçek dışı güçler atfedilmesi, ziyaretin bir kesim tarafından yanlış anlaşılma veya çarpıtılma eğilimini ortaya koydu. Bu tür yorumlar, özellikle toplumsal hassasiyetleri istismar etmeye çalışan dezenformasyon kampanyalarının bir parçası olarak değerlendirildi.

Ziyaret, Türkiye’de “en Yeniden Refahlı” ile “en Atatürkçü Düşünce Derneği” gibi farklı ideolojik yelpazelerden gelen kesimleri Papa üzerinden Erdoğan’ı eleştirme noktasında birleştirdi. Bu durum, Türkiye’nin daha önceki Papalık ziyaretlerinde gözlemlenmeyen ve bağlamdan kopuk bir tepki biçimi olarak yorumlandı. Bazı çevreler, “ekümenik” kavramı üzerinden korku senaryoları üreterek milleti tedirgin etmeye çalıştı. Bu eleştirilerin, ziyaretin dini diyalog ve ulusal çıkarlar açısından taşıdığı önemi göz ardı ettiği belirtildi.

Komplo teorileri yalnızca sözlü iddialarla sınırlı kalmadı; İspanya’da bir ayinde çekilmiş kukuletalı ayin görüntüleri, henüz İznik’te bir ayin yapılmamışken “İznik’teki ayin” diye yayınlanarak dezenformasyonun boyutları gözler önüne serildi. Bu tür yanıltıcı içerikler, kamuoyunu manipüle etme ve Papa ziyareti üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a siyasi vurma çabalarının bir parçası olarak değerlendirildi. Ancak bu eleştirilerin, Erdoğan’ın güçlü siyasi tabanında etkisiz kaldığı gözlemlendi.

Sonuç olarak, Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İslam’ın evrensel değerlerini ve Türkiye’nin insani dış politika duruşunu uluslararası bir platformda etkili bir şekilde sunma fırsatı olarak kaydedildi. Millet Kütüphanesi gibi sembolik bir mekanın kullanımı, Türkiye’nin kültürel ve entelektüel derinliğini vurgularken, içerideki komplo teorileri ve siyasi manipülasyon girişimleri, ziyaretin gerçek amacından saptırılma çabalarını yansıttı. Ziyaretin genel değerlendirmesi, Türkiye’nin çok inançlı yapısının ve diyalog kapasitesinin altını çizerken, siyasi ve sosyal tepkilerin çeşitliliğini de ortaya koydu.

Nisa Kılıç

Nisa Kılıç (27) — Kültür & Toplum Araştırmacısı Nisa Kılıç, sosyoloji eğitiminin ardından çeşitli kültürel projelerde araştırmacı olarak görev almış bir yazar. Toplumsal dönüşümler, şehir yaşamı, modern birey davranışları ve dijital kültür üzerine yoğunlaşır. Blogunda hem analitik hem de insani bakış açısıyla yazılmış incelemeler ve gözlemler paylaşır.