Diyanet’ten Cuma Hutbesinde Birlik ve Beraberlik Vurgusu: 6 Şubat Depremleri ve Devlet Millet Kenetlenmesi Analizi
Diyanet’ten “Birlik ve Beraberlik” Hutbesi: Deprem Sonrası Dayanışma Vurgusu
Diyanet İşleri Başkanlığı, 6 Şubat 2026 Cuma gününe özel olarak hazırladığı “Birlik ve Beraberlik” başlıklı hutbesiyle önemli mesajlar verdi.
Hutbe, 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından sergilenen toplumsal dayanışmaya dikkat çekti. Afetlerin yaralarının devletin iradesi ve milletin kenetlenmesiyle sarıldığı belirtilerek, zor zamanlarda milli birlik ve beraberliğin önemi bir kez daha ortaya kondu.
“Aşımızı ve evimizi paylaşarak acılarımızı dindirdik.”
Birlik ve Beraberliğin Temel Taşı: İslam’ın Değerleri
Hutbenin ana teması, toplumsal yapıyı güçlendiren ve milletleri tarih sahnesinde ayakta tutan temel değer olarak birlik ve beraberlik olarak belirlendi.
Yüce dinimiz İslam’ın; sevgi, saygı, merhamet ve kardeşlik üzerine kurulu bir yaşam biçimini emrettiği hatırlatıldı. Bu değerlerin toplumsal bağları kuvvetlendirdiği vurgulandı.
“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Bölünüp parçalanmayın.”
(Kur’an-ı Kerim)
Bu ayetle, ayrılığın ve kardeşlik bağlarının koparılmasının dinen yasaklandığına işaret edildi.
Vatan Sevgisi ve Şanlı Bayrağımızın Anlamı
Hutbede ayrıca, birlik ve beraberliğin en somut tezahürlerinden birinin vatan sevgisi olduğu ifade edildi.
Vatanımız;
- Tarih, kültür, geçmiş ve gelecek ile bütünleşen bir bütündür.
- Hürriyet uğruna her türlü zorluğa göğüs gerilen kutsal bir emanettir.
Aziz şehitlerin ve kahraman gazilerin miras bıraktığı bu emanete sahip çıkmanın önemi bir kez daha vurgulandı.
Şanlı Türk bayrağımız, özgürlük ve bağımsızlığın sembolü olarak görülmektedir. Şehitlerimizin kanıyla anlam kazanan yüce bir değer olan bayrağımızın dalgalandığı yerde zulme ve kedere yer olmadığı belirtildi. Milletimiz, bayrakla huzur bulur ve en mutlu anlarını onun gölgesinde yaşar.
6 Şubat Depremleri ve Milli Dayanışma Ruhu
Hutbede, 6 Şubat 2023 depremlerine özel bir bölüm ayrıldı ve o gün yaşanan benzersiz dayanışma ruhunun altı çizildi.
Deprem anında vatandaşlarımız, omuz omuza vererek enkaz altından kurtarılan her birey için sevindi. Hayatını kaybedenler için ise ortak bir hüzün yaşandı. Bu kolektif tepki, milletimizin zor zamanlardaki kenetlenmesinin en güzel örneklerinden biriydi.
“Rabb’imizin inayeti, devletimizin iradesi ve milletimizin kenetlenmesiyle yaralarımızı sardık. Aşımızı ve evimizi paylaşarak acılarımızı dindirdik.”
Bu dayanışma ruhu, Hz. Muhammed’in şu hadis-i şerifinin bir yansıması olarak gösterildi:
“Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.”
(Hadis-i Şerif)
Sonuç: Birlik ve Beraberlik Daima
Hutbe, birlik ve beraberlik ruhunun günlük hayata ve tüm ilişki biçimlerine yansıtılması gerektiği çağrısıyla sona erdi. Bu çağrı, toplumsal refahın ve güvenliğin sürekliliği için büyük önem taşıyor.
Bireylerin ve kurumların ortak bir gayeyle hareket etmesinin, güçlü bir toplum olmanın anahtarı olduğu bir kez daha vurgulandı.
İlgili
Nisa Kılıç (27) — Kültür & Toplum Araştırmacısı Nisa Kılıç, sosyoloji eğitiminin ardından çeşitli kültürel projelerde araştırmacı olarak görev almış bir yazar. Toplumsal dönüşümler, şehir yaşamı, modern birey davranışları ve dijital kültür üzerine yoğunlaşır. Blogunda hem analitik hem de insani bakış açısıyla yazılmış incelemeler ve gözlemler paylaşır.


