Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan 5 Aralık Cuma Hutbesi: ‘İnsan Huzuru İbadetle Elde Eder’ Temasıyla Ulusal Çağrı
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 5 Aralık 2025 Cuma tarihli hutbenin ana temasını “İnsan Huzuru İbadetle Elde Eder” olarak belirlemiştir. Bu karar, Türkiye genelindeki camilerde Cuma namazı öncesinde okunacak hutbelerde merkezi bir söylem birliği sağlamak amacıyla alınmıştır.
Yeni Şafak tarafından Pınar Albayrak imzasıyla yayımlanan bu hutbe metni, müminlere yönelik geniş kapsamlı bir mesaj içermektedir. Genel Müdürlük tarafından belirlenen bu tema, bireyin varoluşsal amacını ve bu amaca ulaşmada ibadetin merkezi rolünü vurgulamaktadır.
İbadetin Kapsamlı Tanımı ve Amacı
Hutbe, kainattaki her varlığın belli bir amaca yönelik yaratıldığı prensibinden hareketle, akıl ve irade sahibi insanın yüce bir gaye için dünyaya gönderildiğini ifade eder.
İnsanın başıboş bırakılmayacağı yönündeki Kur’an ayetiyle desteklenen bu yaklaşım, ibadeti sadece ritüelistik bir eylemden öteye taşır. İbadet, samimi bir niyetle İslam’ın emir ve yasaklarını gözetmek ve Yüce Yaradan’ın sayısız nimetlerine şükretmek olarak tanımlanır.
İbadet, imanın günlük hayata yansıması olarak konumlandırılarak, kişiyi kötülüklerden koruyan bir kalkan ve huzura ulaştıran bir rehber olarak nitelendirilir.
Temel İbadetlerin Derin Anlamları
Namaz: Hayasızlıktan Koruyan Kalkan
İbadetlerin bireysel faydalarının yanı sıra toplumsal iyilik ve hayır getirdiğine dikkat çekilen hutbede, temel ibadetlerin derinlemesine anlamları üzerinde durulmuştur. Namaz, kişiyi hayasızlıktan, günahlardan ve yanlışlardan koruyan bir unsur olarak belirtilmiştir.
Ancak aynı zamanda namaz kılan bir müminin ailesine, komşusuna veya diğer insanlara eziyet etmeye devam etmesi durumunda namazlarını gözden geçirmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, ibadetin sadece şekli bir eda değil, aynı zamanda etik bir dönüşüm aracı olduğunu ortaya koymaktadır.
Zekât: Malın Arınması ve Toplumsal Dayanışma
Zekât ibadeti, malın paylaşılması ve ihtiyaç sahiplerine destek olunmasıyla birlikte, cimrilik ve tembellikten arınmayı da hatırlatan bir mekanizma olarak sunulmuştur.
Bencillik, hırs, haset, israf, faiz, gurur ve kibir gibi olumsuz özelliklerden uzaklaşmadıkça zekâtın gerçek mahiyetinin kavranamayacağı ifade edilmiştir. Bu ibadet, toplumsal dayanışma ve ahlaki arınmadaki kritik rolü ön plana çıkarır.
Böylece zekât, sadece mali bir yükümlülük olmanın ötesinde, içsel bir temizlenme ve toplumsal adalet arayışı olarak tanımlanmaktadır.
Hac ve Oruç: Tevhid ve Takva Eğitimi
Hac ibadeti, insanların Allah katında eşitliğini, tevhid ve vahdeti, marifet ve hikmeti, mahşeri ve hesabı hatırlatan evrensel bir buluşma olarak işlenmiştir. Bu ibadetin amacına ulaşabilmesi için bireylerin bu derin manaları içselleştirmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Orucun ise insana takvayı ve sabrı öğreten bir ibadet olduğu belirtilirken, hutbede önemli bir uyarıya yer verilmiştir:
Yalan söylemeyi, gıybet ve dedikoduyu, kul ve kamu hakkı yemeyi sürdüren bir mümin için orucun sadece açlık ve susuzluktan ibaret kalacağı uyarısı yapılmıştır. Bu durum, orucun yalnızca fiziki bir perhizden ibaret olmadığını, aksine derin ahlaki bir disiplin ve özdenetim gerektirdiğini göstermektedir.
İbadetin Genişleyen Alanları: Hayatın Her Köşesi
Nitekim hutbe, ibadetlerin sadece belirli bir zaman ve mekanla sınırlı olmadığını geniş bir perspektifle ele alır. Aramızda sevgi, saygı, şefkat ve merhameti yaymak, iyiliği yeryüzünde egemen kılmak için gayret göstermek de ibadet kapsamına dahil edilmiştir.
Bu geniş tanıma göre, aşağıdaki eylemler de ibadet olarak kabul edilir:
- Aile fertlerine karşı sorumlulukları yerine getirmek, onlara şefkat ve merhametle davranmak.
- Yetim ve muhtaçları sevindirmek gibi sosyal eylemlerde bulunmak.
Bu geniş tanım, dinin toplumsal yaşamın her alanına nüfuz eden kuşatıcı yapısını gözler önüne sermektedir.
Ekonomik ve sosyal hayattaki eylemler de ibadet çerçevesine alınmıştır. Rızkı helalinden kazanıp helal yollarda harcamak, çalışmak, üretmek ve vatan, millet ve tüm insanlığa faydalı olmak da birer ibadet olarak değerlendirilmiştir.
Hatta insanlara eziyet veren küçük bir engeli yoldan kaldırmanın dahi ibadet sayılması, İslam’ın günlük yaşamın en basit ayrıntısına kadar etik bir sorumluluk yüklediğini vurgulamaktadır. Bu, ibadetin hayatın içindeki somut uygulamalarına dair detaylı bir rehberlik sunar.
Sürekli İbadetin Önemi ve Nesillere Aktarımı
Hutbe, Müslüman için ibadetin olmadığı bir hayatın düşünülemeyeceğini belirtirken, ibadetin ilahi değerini pekiştirmiştir:
“Kulluğunuz ve niyazınız olmasa Allah size ne diye değer versin!” (Furkân Suresi, 77. ayet)
Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in “…Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır” hadis-i şerifi gereğince, ömür sermayesini ibadetlerle ve salih amellerle değerlendirmenin önemine değinilmiştir. Bu devamlılık ilkesi, ibadetin sürdürülebilir bir yaşam biçimi olarak benimsenmesi gerektiğini ifade eder.
Çocuklara güler yüz ve tatlı dille ibadet alışkanlığı kazandırmanın, onlara bırakılabilecek en değerli miras olarak görülmesi, toplumsal değerlerin nesiller arası aktarımındaki kritik rolü işaret eder.
Sonuç: Kapsamlı Bir Yaşam Biçimi Olarak İbadet
Sonuç olarak, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 5 Aralık 2025 Cuma hutbesi, bireysel huzurun ibadetle elde edilebileceği ana temasını, ritüelistik pratiklerin ötesinde, etik, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla kuşatıcı bir yaşam biçimi olarak sunmuştur.
Bu ulusal çağrı, Diyanet’in toplumun manevi ve ahlaki gelişimine yönelik bütüncül ve stratejik bir yaklaşımının önemli bir parçası olarak konumlanmaktadır. Hutbe, ibadeti sadece bireysel bir görev olmaktan çıkarıp, toplumsal barış ve refahın temelini oluşturan kapsamlı bir ahlaki sorumluluklar bütünü olarak tanımlar.
https://www.youtube.com/shorts/
İlgili
Ayla Sezen (32) — Eğitim & Kişisel Gelişim Yazarı Ayla Sezen, eğitim teknolojileri ve öğrenme psikolojisi alanlarında çalışmalar yapan bir içerik uzmanıdır. Kariyeri boyunca farklı yaş gruplarına yönelik eğitim projelerinde görev almış, dijital öğrenme sistemleri üzerine araştırmalar yürütmüştür. Blogunda verimli çalışma teknikleri, öğrenme metodları ve kişisel gelişim konularını işler.


