ÖneÇıkanlar

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda Yapısal Tartışmalar: Türk-İş’ten Ara Formüle Mesafe

1764753514166

2026 yılı asgari ücretinin belirlenmesine yönelik müzakerelerin başlamasına kısa bir süre kala, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısı üzerine yoğunlaşan tartışmalar gündemin ana maddesi haline geldi. İşçi sendikaları konfederasyonu Türk-İş’in komisyonda yer almayacağını açıklamasının ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan yeni bir ‘ara formül’ önerisi sunuldu. Bu öneri, komisyonun temsil dengesini değiştirmeyi hedeflemektedir. Güncelleme Tarihi: 03 Aralık 2025 itibarıyla, taraflar arasındaki pozisyon farklılıkları belirginliğini koruyor.
Bakanlık tarafından masaya getirilen ara formül, halihazırda beşer işçi, işveren ve hükümet temsilcisinden oluşan on beş kişilik komisyonun kompozisyonunu değiştirmeyi öngörmektedir. Öneriye göre, işçi ve işveren taraflarının beşer üye ile temsili devam edecekken, hükümet temsilcisi sayısının bire indirilmesi hedeflenmektedir. Bu yapısal değişiklik, komisyonun karar alma süreçlerindeki ağırlık dağılımını doğrudan etkileme potansiyeli taşımaktadır. Komisyonun başkanlığını geleneksel olarak hükümet tarafından belirlenen bir üye yürütmektedir ve kararlar oy çokluğuyla alınmaktadır.
Bakanlığın ara formül önerisi üzerine toplanan Türk-İş Başkanlar Kurulu, konfederasyonun mevcut pozisyonunda bir değişiklik olmadığını net bir şekilde ortaya koydu. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, açıklamasında ‘Asgari ücretliyi sahipsiz bırakma lüksümüz yok’ ifadesini kullanarak işçilerin haklarının korunmasına vurgu yaptı. Atalay, Sayın Bakan’ın komisyon yapısının değiştirilebileceği yönündeki kararname veya yazıyı beklediklerini, resmi bir düzenleme olmadan mevcut duruşlarını değiştirmeyeceklerini belirtti. Bu tavır, sendikanın yalnızca somut ve yazılı bir düzenleme ile müzakere masasına oturma eğilimini işaret etmektedir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise 2026 asgari ücreti görüşmelerinin ‘yakın zamanda’ başlayacağını ifade etti. Bakan Işıkhan, ‘Masada tüm tarafları görmek istiyoruz’ şeklindeki beyanıyla sosyal diyaloğun önemini vurguladı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun sosyal diyaloğun en kritik mekanizmalarından biri olduğunu dile getiren Işıkhan, işveren ve işçi konfederasyonlarına resmi davetlerin kısa süre içinde gönderileceğini ve masada üç kesimin de temsil edilmesinin arzusu içinde olduklarını belirtti. Bu açıklamalar, Bakanlığın tüm paydaşları kapsayıcı bir uzlaşı arayışında olduğunu göstermektedir.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun tarihsel gelişimine bakıldığında, 1974 yılındaki bir toplantısında bölgesel asgari ücret uygulamasına son verilerek ulusal düzeyde tek bir asgari ücret belirlenmesi kararı alınmıştır. O tarihten bu yana, komisyon, işçi, işveren ve hükümetten beşer temsilci olmak üzere toplam on beş üyeden teşekkül etmektedir. Bu yapı, asgari ücretin belirlenmesinde merkezi bir rol oynamaktadır. Komisyon, en az on üyenin katılımıyla toplanabilmekte ve kararlarını oy çokluğuyla alabilmektedir. Mevcut işleyiş, hükümetin beş temsilcisiyle potansiyel olarak belirleyici bir etkiye sahip olmasını sağlamaktadır.
Türk-İş’in resmi bir düzenleme beklentisi ile Bakanlık’ın ‘tüm tarafları masada görme’ isteği arasındaki bu farklılık, yaklaşan müzakerelerin ilk aşamalarında bir uzlaşma zorluğunu ortaya koymaktadır. Sendikanın komisyon yapısındaki değişiklik talebinin, sadece temsil sayılarının ötesinde, kararların adil bir şekilde alınmasına yönelik bir güvence arayışından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Hükümet temsilcisi sayısının düşürülmesi, işçi ve işveren taraflarının oy gücünü göreceli olarak artırarak, komisyonun daha dengeli bir müzakere platformu haline gelmesi potansiyeli taşımaktadır. Ancak Türk-İş, bu değişikliğin sadece bir öneri olmaktan çıkıp yasal bir statüye kavuşmasını şart koşmaktadır.
Bu representasyon tartışmaları, 2026 asgari ücretinin belirlenmesi sürecinin başlangıcını doğrudan etkileyecektir. Tarafların uzlaşamaması durumunda, müzakerelerin başlama takvimi gecikebilir veya gergin bir ortamda devam edebilir. Asgari ücretin milyonlarca çalışanın yaşam standardı üzerindeki doğrudan etkisi göz önüne alındığında, komisyonun etkin ve adil bir şekilde çalışması büyük önem taşımaktadır. Yapısal sorunların çözüme kavuşturulması, sürecin şeffaflığını ve alınan kararların meşruiyetini artırarak sosyal barışa katkıda bulunabilir. Aksine bir durum, geniş bir işçi kitlesinde güven eksikliğine yol açabilir ve ekonomik dengeleri olumsuz etkileyebilir.
Önümüzdeki dönemde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın işçi ve işveren konfederasyonlarına göndereceği resmi davetler ile Türk-İş’in beklediği ‘resmi düzenleme’nin niteliği, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun gelecekteki yapısını ve 2026 yılı asgari ücret görüşmelerinin seyrini belirleyici olacaktır. Tüm paydaşlar, milyonlarca çalışanı doğrudan ilgilendiren bu kritik sürecin adil ve uzlaşmacı bir ortamda sonuçlanmasını beklemektedir. Türk-İş’in ara formüle karşı duruşu, asgari ücret belirleme mekanizmasında köklü bir revizyon çağrısı olarak yorumlanmaktadır.

Eren Yalçın

Eren Yalçın (29) — Dijital Pazarlama Stratejisti Eren Yalçın, reklam teknolojileri ve veri odaklı pazarlama süreçlerine odaklanan genç bir pazarlama profesyonelidir. Kariyerine sosyal medya analisti olarak başlamış, zamanla markalar için SEO, içerik stratejisi ve dönüşüm optimizasyonu alanlarında danışmanlık yapmaya başlamıştır. Blogunda dijital trendler, pazarlama araçları ve marka büyütme taktikleri hakkında içerikler üretmektedir.