Asgari Ücret Tespit Komisyonu 2026 Dönemi İlk Toplantısı 12 Aralık’ta Gerçekleşecek
2026 yılında uygulanacak asgari ücretin belirlenmesi hedefiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde kurulan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısının tarihi kesinleşti. Bakanlıktan yapılan resmi açıklamaya göre, Komisyon, 12 Aralık 2025 Cuma günü saat 14.00’te Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı binasında bir araya gelecek. Bu toplantı, milyonlarca çalışanı doğrudan etkileyecek yeni ücretin belirlenmesi sürecinin resmi başlangıcını temsil etmektedir.
Komisyon, mevcut durumda işçi kesimini temsilen Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), işveren kesimini temsilen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ve hükümet temsilcilerinden olmak üzere toplamda 15 üyeden oluşmaktadır. Her bir kesimden beşer temsilcinin bulunduğu bu yapı, üçlü sosyal diyalog ilkesinin somut bir uygulamasını teşkil etmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ın daha önceki açıklamaları, bu platformun sosyal diyaloğun temel mekanizmalarından biri olduğunu ve tüm tarafları masada görme arzusunu vurgulamıştı.
Bu yılki müzakereler öncesinde, Komisyonun mevcut yapısında önemli bir reform gündeme gelmiştir. Geçtiğimiz dönemde, hükümet tarafının beş olan temsilci sayısının bire indirilmesini öngören bir formül TÜRK-İŞ’e iletilmiştir. Bu yapısal değişiklik teklifi, karar alma süreçlerindeki dengenin işçi ve işveren tarafları lehine daha fazla belirleyici olmasını sağlamayı amaçlamaktadır.
Geçen yılki asgari ücret tespit sürecinde yaşananlar, bu yapısal tartışmaların temelini oluşturmuştur. 2025 yılı için net 22 bin 104 lira olarak belirlenen yüzde 30’luk asgari ücret artışına TÜRK-İŞ’in gösterdiği tepki, Komisyonun işleyişine ve temsil dengesine yönelik eleştirileri yoğunlaştırmıştır. Bu durum, reform arayışını tetikleyen kilit bir faktör olmuştur.
Hükümet temsilci sayısının azaltılması önerisi, işçi ve işveren temsilcilerinin Komisyon içindeki etkisini ve pazarlık gücünü doğrudan artıracaktır. Mevcut durumda hükümetin dengeleyici pozisyonu, bu değişiklikle birlikte tarafların uzlaşma veya anlaşmazlık noktasında daha belirleyici bir role sahip olmalarına yol açabilir. Bu düzenleme, müzakere dinamiklerini kökten değiştirebilecek niteliktedir.
TÜRK-İŞ yönetimi, Komisyonun yapısına ilişkin bu değişikliğin resmiyet kazanmasının ardından toplantılara katılıp katılmayacaklarına dair kamuoyuna bir açıklama yapacaklarını belirtmiştir. Bu durum, sendikanın kurumsal reformun fiili uygulanmasına verdiği önemi ve sürecin şeffaflığına yönelik beklentisini ortaya koymaktadır. Kararın resmiyet kazanması, sendikanın katılım stratejisi açısından kritik bir dönüm noktası olacaktır.
Türkiye’de şu an itibarıyla geçerli olan asgari ücret rakamları, bir işçi için aylık brüt 26 bin 5 lira 50 kuruş, tüm kesintilerin ardından net olarak ise 22 bin 104 lira 67 kuruş seviyesindedir. Bu rakamlar, 2026 yılı için belirlenecek yeni ücretin referans noktasını oluşturacak ve müzakerelerin başlangıç zemini olacaktır.
Asgari ücretin belirlenmesi, sadece doğrudan maaş alan çalışanları değil, ekonominin geniş bir yelpazesini etkiler. İşsizlik ödeneği, sosyal güvenlik primleri, belirli idari para cezaları, engelli aylıkları gibi birçok ödeme ve sosyal yardım kaleminin hesaplaması asgari ücrete endekslidir. Bu nedenle asgari ücrette yapılacak herhangi bir değişiklik, tüm bu ödeme ve destek sistemlerini otomatik olarak revize edecektir.
Komisyonun belirleyeceği yeni asgari ücret, işveren maliyetleri üzerinde de doğrudan bir etki yaratacaktır. İşletmelerin personel giderleri, asgari ücret artışıyla birlikte yükselişe geçecek, bu da özellikle KOBİ’ler başta olmak üzere sektörler genelinde ekonomik planlamaları yeniden şekillendirme ihtiyacını doğuracaktır. Bu bağlamda, ekonomik sürdürülebilirlik ve istihdam dinamikleri dikkate alınacaktır.
Öte yandan, çalışanların alım gücünü koruma ve iyileştirme ihtiyacı, Komisyonun öncelikli gündem maddelerinden birini teşkil etmektedir. Enflasyon oranları, yaşam maliyetlerindeki artış ve temel harcama kalemlerindeki değişimler, işçi tarafının talep edeceği ücret artışının temel gerekçelerini oluşturacaktır. Bu durum, sosyal refahın korunması açısından merkezi bir öneme sahiptir.
Müzakereler, genellikle birden fazla toplantı aşamasından geçmekte ve tarafların uzlaşmaya varması hedeflenmektedir. Ancak uzlaşma sağlanamaması durumunda, kararlar Komisyon üyelerinin oy çokluğuyla alınmaktadır. Bu süreç, her yıl olduğu gibi kamuoyunun ve ilgili tarafların yakın takibinde ilerleyecektir.
2026 yılı asgari ücretinin belirlenmesi, Türkiye ekonomisinin genel gidişatını, iş gücü piyasalarını ve sosyal dengeyi doğrudan etkileyecek kritik bir karardır. Komisyonun çalışmaları sonucunda ortaya çıkacak rakam, milyonlarca vatandaşın ekonomik koşullarını ve iş dünyasının operasyonel parametrelerini önümüzdeki dönem için tanımlayacaktır. Bu süreç, ülkenin ekonomik ve sosyal politikaları açısından stratejik bir öneme sahiptir.
İlgili
Tufan Erdoğdu (34) — Teknoloji & Yazılım Yazarı Tufan Erdoğdu, uzun yıllardır yazılım geliştirme ve ağ teknolojileri üzerine çalışan bir IT uzmanıdır. Kariyerine sistem yöneticisi olarak başlayan Tufan, zaman içinde otomasyon, bulut altyapıları ve siber güvenlik konularında uzmanlaşmıştır. Blogunda okuyucularına teknoloji trendleri, yapay zeka uygulamaları ve yazılım geliştirme ipuçları hakkında sade, anlaşılır ve pratik içerikler sunar.


