ÖneÇıkanlar

Abdullah Öcalan’dan Petrol ve Elektrik Gelirinden Pay Talebi: İmralı Görüşmelerinin Detayları Ortaya Çıktı

1765657549578

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu‘nun çalışmaları kapsamında, İmralı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Abdullah Öcalan ile önemli görüşmeler gerçekleştirildi. Bu görüşmelerin perde arkası detayları gün yüzüne çıkıyor.

Komisyon, toplamda 19 toplantı düzenleyerek 134 kişiyi dinledi. Bu kapsamlı çalışmanın son aşamasında Abdullah Öcalan’ın görüşlerine başvuruldu.

Ardından raporlama sürecine geçildi. MHP ve DEM Parti, hazırladıkları raporları TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a sundu. AK Parti’nin de kısa süre içinde kendi raporunu sunmasıyla ortak rapor hazırlığı başlayacak.

Bu raporlar, komisyon çalışmalarının ardından TBMM’nin atması gereken adımları belirleyecek bir yol haritası sunacak.


İmralı Görüşmelerinin Detayları

İmralı Adası’nda 15 Şubat 1999’dan bu yana tutuklu bulunan Abdullah Öcalan ile TBMM’den üç milletvekili görüştü.

Görüşmeler sırasında Öcalan’ın, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’a özel bir ilgi gösterdiği belirtildi.

Öte yandan, AK Partili vekil Hüseyin Yayman’a daha sınırlı bir ilgi gösteren Öcalan’ın, DEM Partili vekil Gülistan Koçyiğit’i daha yakın bulduğu ifade edildi. Hatta Koçyiğit’ten ‘sekreterlik’ görevini üstlenmesini istediği aktarıldı.

Bu durum, daha önceki DEM Parti heyeti ziyaretlerinde Koçyiğit’in edindiği deneyimlerle ilişkilendirildi.


Öcalan’ın Talepleri ve Tepkiler

Abdullah Öcalan’ın görüşmelerde dile getirdiği bazı talepler, MHP ve AK Parti heyet üyeleri tarafından ağır bulundu.

Bu taleplerin başında şunlar yer aldı:

  • Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi.
  • Belli bölgelerde etnik ve mezhebi yapıların dikkate alınarak ana dilde eğitim hakkı.

Öcalan, ileri aşamada Kürtçe’nin resmi dil olması yönünde bir beklentisi olduğunu da ifade etti.

Bu taleplerin, Avrupa Yerel Yönetimler Şartı’nın ötesine geçtiği değerlendiriliyor. Hatta Öcalan’ın, Irak’taki bölgesel yönetim modelinin daha da geliştirilmiş bir versiyonunu talep ettiği belirtildi.


Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Konusu

Görüşmelerde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) konusuna da değinildi.

Abdullah Öcalan’ın, SDG’nin silah bırakma yönündeki bir adıma karşı çıktığı kaydedildi.

Öcalan, SDG’nin bir ordu kimliği taşımaması gerektiğini, ancak polis gücü olarak varlığını sürdürmesi gerektiğini savundu.

Örgütün feshedilmesi yönünde bir değerlendirmesinin bulunmadığını belirtti. Bu duruşu, Öcalan’ın geçmişteki örgütler üzerindeki etkisine rağmen, mevcut durumda bu örgütler üzerinde artık söz sahibi olamayacağını ima ettiği şeklinde yorumlandı.

Milletvekillerine aktardığı bilgilerde, Suriye’deki gelişmelerle ilgili olarak bu güçlerin feshedilmediğini ve etki alanı dışında kaldıklarını ima etti.


Raporların Kısaltılması ve ‘Demokratik Dönüşüm’ Kavramı

Görüşmelerin gerçek tutanaklarının 16 sayfa olduğu, ancak komisyon üyelerine sadece 4 sayfalık bir özetinin sunulduğu bilgisi kamuoyuna yansıdı.

Öcalan’ın halk üzerinde olumsuz etki yaratabilecek aşırı taleplerde bulunduğu ve bu nedenle tam metin açıklamasının yapılmadığı yönündeki görüş hakim.

Demokratik Dönüşüm” kavramı çerçevesinde yaptığı açıklamalarda, Türkler ve Kürtler arasındaki tarihsel birlikteliğe vurgu yaptı.

Nihai önerisi ise, Anayasa’da iki güçlü halk olarak Türkler ve Kürtlerin isminin yer alması gerektiği yönünde oldu.

Resmi dil konusunda, Türk halkının rızası olmadığı gerekçesiyle şu aşamada bir talepte bulunmadığını belirtti. Ancak eğitim dilinin Kürtçe olması yönündeki güçlü talebin mutlaka uygulanması gerektiğini vurguladı.


Anayasa Değişikliği Talepleri ve ‘Türk’ Tanımı

Abdullah Öcalan’ın talep ettiği bazı düzenlemelerin, mevcut Anayasa’da değişiklik yapılmasını gerektirdiği saptandı.

Komisyonun öncelikli gündeminde Anayasa değişikliği olmamasına rağmen, bu tür değişikliklerin altyapısının hazırlanmakta olduğu belirtiliyor.

Özellikle Anayasa’nın 66. maddesinde yer alan ‘Türk’ tanımının değiştirilmesine yönelik bir talep olduğu dile getirildi.

Halihazırda Anayasamızın 66. maddesi, “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu durumun, “Türkiye’nin başına her gün yeni bir gaile açabileceği” şeklinde yorumlandı.

Komisyonun kurulmasındaki temel amacın, söz konusu taleplerin yerine getirilmesi için gerekli zeminin oluşturulması olduğu ve bu zeminin hazırlandığı belirtildi.


Ekonomik Talepler ve Gelecek Etkileri

Öcalan’ın taleplerinin ekonomik boyutuna da değinildi.

Özellikle “‘Kürdistan'” olarak tanımladığı bölgeden çıkan petrol ve elektrik gelirlerinden pay talep ettiği bilgisi paylaşıldı.

Bu talep, bölgesel kaynakların paylaşımı ve ekonomik kalkınma modelleri üzerine yeni tartışmaların fitilini ateşleyebilecek nitelikte görülüyor.

Bu tür ekonomik taleplerin, siyasi çözüm arayışlarını daha karmaşık bir hale getirebileceği öngörülüyor.

Bu gelişmelerin, Türkiye’nin iç ve dış politikası üzerinde önemli etkilere yol açması bekleniyor.

Nisa Kılıç

Nisa Kılıç (27) — Kültür & Toplum Araştırmacısı Nisa Kılıç, sosyoloji eğitiminin ardından çeşitli kültürel projelerde araştırmacı olarak görev almış bir yazar. Toplumsal dönüşümler, şehir yaşamı, modern birey davranışları ve dijital kültür üzerine yoğunlaşır. Blogunda hem analitik hem de insani bakış açısıyla yazılmış incelemeler ve gözlemler paylaşır.