Türkiye’de Adli Kontrol Kavramı: Uygulama Farklılıkları ve Toplumsal Yankıları
Adli kontrol nedir?
Adli kontrol, bir şüphelinin tutuklanması yerine belirli yükümlülükler altına alınarak serbest bırakılmasını ifade eder. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 109. maddesi uyarınca, hakim veya mahkeme bu önlemi yalnızca kişinin kaçmasını, delilleri yok etmesini veya değiştirmesini engellemek amacıyla uygular. Amaç, masumiyet karinesi ilkesini koruyarak adalet mekanizmasının işleyişini güvence altına almaktır.
Adli kontrol kararlarının çeşitleri
Kontrol kararları, kişinin durumuna ve suçun niteliğine göre değişiklik gösterir. Örnek uygulamalar şunlardır:
- Belirli periyotlarla kolluk birimine imza verme
- Yurt dışına çıkış yasağı
- İkamet ettiği bölgeden ayrılmama
- Belirli yerlere gitmeme
- Belirli kişilerle görüşmeme
- Ev hapsi gibi önlemler
Bu tedbirler, yargılama süreci boyunca kişinin adalet sistemine karşı sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamak ve suistimali önlemek amacıyla uygulanır.
Adli kontrolün toplumsal algısı
Şiddetli eleştiriler arasında, “Erdoğan’a hakaret”, “halkı kin ve nefrete sürükleme” ve “yalan haberi yayma” suçlamalarıyla karşı karşıya kalan şüphelilere yönelik şartların tutuklamaya benzetildiği görülür. Özellikle siyasi ve toplumsal yankı uyandıran davalarda, adli kontrolün cezalandırma aracı olarak algılanması söz konusudur. Bu durum, “tutuklanmadı ama tutuklanabilir” algısını güçlendirmiştir.
İlgi çekici örnekler: Spor camiası ve adli kontrol
Yaygın kullanım alanı olarak yaralama, gasp ve hırsızlık gibi suçlar yer alır. Ancak son dönemlerde kamuoyunda bilinen isimlere de adli kontrol şartı getirildiği gözlemleniyor. Spor camiasından tanınmış bir ismin adli kontrolle serbest bırakılması, bu uygulamanın kapsamının genişlediğini ve kamuoyu baskısı olarak kullanıldığını gösterdi.
Yapay zekanın sürücüsüz araçlarda karşılaştığı problem
California’da yaşanan enerji kesintisi, süteçsiz araçların trafik akışını aksatarak yolda kalmasına yol açtı. Yapay zeka, sensör ve trafik işaretleriyle yönlendirilirken, bilgi akışının kesilmesi işlevselliğini ortadan kaldırdı. Bu olay,
“trafiği aksatmamak için kenara çekilme gibi proaktif bir çözüm üretemediği
şeklinde özetlendi. Yüksek riskler ve insan müdahalesine ihtiyaç, AI teknolojisinin yönetiminin önemini vurguluyor.
Kayyım atamaları ve “açılım süreci” tartışması
Kayyım politikaları, Kürt siyasi hareketiyle ilgili uygulamalarda gözlemlenen örneklere gözetilmiştir. Terör suçlamasıyla görevden alınan belediye başkanlarının beraat etmelerine rağmen görevlerine dönmelerine izin verilmediği, Ahmet Türk ve Ahmet Özer’in davalarının ortadan kalkmasına rağmen kayyımlarının sürdürülmesiyle örneklendirilir. Bu durum, hukuki süreçlerin siyasi söylemlerle çeliştiğini ve “açılım süreci”yle bağdaşmadığını eleştirenlerin vurgulamasına yol açtı.
İlgili
Nisa Kılıç (27) — Kültür & Toplum Araştırmacısı Nisa Kılıç, sosyoloji eğitiminin ardından çeşitli kültürel projelerde araştırmacı olarak görev almış bir yazar. Toplumsal dönüşümler, şehir yaşamı, modern birey davranışları ve dijital kültür üzerine yoğunlaşır. Blogunda hem analitik hem de insani bakış açısıyla yazılmış incelemeler ve gözlemler paylaşır.


