Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Aralık 2025 Faiz Kararı ve Piyasa Beklentileri Açıklanıyor
“`html
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılının son Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısını 11 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirecek. Bu kritik toplantının ardından açıklanacak olan faiz kararı, hem yurt içi hem de uluslararası finans piyasalarında yakından takip edilecek.
Politika faizinin seyrinin, kredi faizleri, mevduat oranları ve genel ekonomik göstergeler üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olması bekleniyor. Bilindiği üzere TCMB, Ekim 2025’te politika faizini 100 baz puan indirerek %40,5’ten %39,5’e çekmişti. Kasım ayında bir PPK toplantısı yapılmaması, tüm gözlerin aralık ayındaki karara çevrilmesine neden oldu.
Piyasa Beklentileri ve Ankette Öne Çıkanlar
Piyasaların aralık ayı faiz kararına ilişkin beklentileri, TCMB’nin yayımladığı son Piyasa Katılımcıları Anketi‘nde netlik kazandı. Ankete göre, BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki ankete göre hafif bir artış gösterdi.
- Cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi: %39,15’ten %39,35‘e yükseldi.
Bu artış, piyasa oyuncularının kısa vadeli faiz oranlarına yönelik beklentilerinde bir miktar yukarı yönlü revizyon olduğunu gösteriyor. Bu durum, genel ekonomik koşullar ve devam edebilecek enflasyonist baskılar hakkındaki endişeleri yansıtabilir.
Politika Faizi Beklentisi: Aralık 2025
Ancak, aralık ayı PPK toplantısı sonrasında TCMB politika faizine ilişkin beklenti daha sınırlı bir değişiklik öngörüyor. Piyasa katılımcılarının genel beklentisi, politika faizinin %38,28 düzeyinde şekilleneceği yönünde.
Bu oran, bir önceki aya kıyasla politika faizinde daha sınırlı bir değişikliği veya sabit kalma ihtimalini işaret ediyor. Merkez Bankası’nın önceki dönemlerde enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı sıkı para politikası ve sonrasında başlattığı kademeli indirimler, piyasalarda farklı senaryoların değerlendirilmesine yol açıyor.
Ekim ayındaki 50 baz puanlık indirimin ardından, aralık ayında da bir indirim beklentisi olsa da, bu indirimin marjının daha dar olabileceği öngörülüyor.
Politika faiz beklentisindeki bu göreceli durağanlık, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu, küresel ekonomik gelişmeler ve enflasyon hedefleri gibi çok sayıda dışsal faktöre bağlı olarak şekillenmektedir.
TCMB’nin para politikası kararlarında temel hedef, fiyat istikrarının sağlanması olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda, hem enflasyonun düşürülmesi hem de ekonomik büyümenin sürdürülebilir bir zemine oturtulması arasındaki hassas denge, faiz kararlarının merkezinde yer alacaktır.
Yılın Son Kararı ve Geleceğe Yönelik Sinyaller
Merkez Bankası’nın yılın son faiz kararını açıklayacağı 11 Aralık‘taki PPK toplantısı, önümüzdeki döneme ilişkin para politikası sinyallerinin alınması açısından büyük önem taşıyor. Banka başkanı ve üst düzey yetkililerin yapacağı açıklamalar, piyasalar için kritik bilgiler sunacak.
Açıklamalarda Odaklanılacak Başlıklar:
- Enflasyonla mücadeledeki kararlılık düzeyi.
- Küresel faiz oranlarındaki değişimlere yönelik hassasiyet.
- İç talep koşulları ve büyüme beklentileri.
Özellikle, ‘dezenflasyon’ süreci ve bu sürece yönelik stratejiler konusunda netleşmesi beklenen açıklamalar, piyasa katılımcılarının beklentilerini yeniden şekillendirecektir.
Finansal Piyasalar Üzerindeki Etkileri
Merkez Bankası’nın faiz kararı, sadece politika faizi ile sınırlı kalmayacak; döviz kurları, tahvil faizleri ve borsa üzerinde de geniş çaplı etkilere sahip olacak.
Yatırımcılar, bu kararı yakından takip ederek portföylerinde gerekli güncellemeleri yapma eğiliminde olacaklardır. Kararın açıklanacağı saat ve gün, piyasaların volatilite seviyesini de doğrudan etkileyebileceği için, anlık gelişmeler ve analizler büyük önem taşımaktadır.
Bilgi Notu: Piyasa verilerinin Foreks Bilgi İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlandığı ve bazı verilerin 15 dakika gecikmeli olabileceği unutulmamalıdır.
“`
İlgili
Melis Erdem (33) — Bilim & Sağlık İçerik Üreticisi Melis Erdem, biyoloji eğitimi almış ve uzun süre sağlık teknolojileri firmalarında içerik yöneticiliği yapmış bir iletişim uzmanıdır. Popüler bilim, modern sağlık çözümleri ve sürdürülebilir yaşam üzerine yazılar kaleme alır. Bilgiyi sadeleştirip herkesin anlayabileceği bir dile dönüştürme konusundaki başarısıyla dikkat çeker.


