ÖneÇıkanlar

Medya ve Siyaset Dengesi Tartışması: Gazetecilerin Rolü ve İktidar İletişimi Üzerine Analiz

1766993039868

Gazetecilik, Siyasi Pozisyon Alma mı, Habele mi?

Gazetecilerin siyasi yorumculuk yapması, günümüz medyasında büyük bir tartışmaya neden oluyor. Bu konu, sadece mesleki etiklerle sınırlı değil, aynı zamanda medya ile siyaset arasındaki ilişkiyi de sorguluyor.

Hande Fırat: Gazetecilik, Tarafsızlık Kırılıyor

Hürriyet gazetesi yazarı Hande Fırat, gazeteciliğin sadece haber üretme işlevinden uzaklaştığını ve artık siyasi yorumlara yöneldiğini vurguladı.
Bu süreçte, tarafsızlık, mesafe ve rol netliği gibi temel ilkelerin zayıflaması gözlemleniyor.
Fırat, bu durumun “iğneyi kendimize batırma” gerekliliğini ortaya koymuş ve gazetecilerin kendi görüşlerini siyasi pozisyon olarak ifade etmesinin etik olarak uygun olmamasını savunuyor.


Ahmet Hakan: Gazetecilerin Siyasete Dönüştüğü Sorun

Ahmet Hakan, 23 Aralık 2025 tarihinde yayımladığı köşe yazısında, gazetecilerin iktidarı savunma rolünü üstlenmesinin mesleki açıdan yanlış olduğunu ifade etti.
Siyasetçilere bu sorumlulukların bırakılmasını önererek, gazetecilik mesleğinin daha etik ve objektif bir şekilde yürütülebileceğini vurguladı.
Hakan, siyasetçilerin ekranlarda doğrudan yer almasının, gazeteciliğin siyasete bırakılmasının daha doğru olacağını savunuyor.


Ekran Stratejisi: İktidarın Medyaya Etkisi

İlgili kulis bilgilerine göre, Ankara kulislerinde bir “ekran stratejisi” yürütülüyor.
Bu strateji, belirli bir siyasi parti için 20 milletvekilinin ekranda daha görünür olmasına hedef ediyor.
Faruk Acar’ın bu girişimin başında olduğu ve Erdoğan’ın bu konuda ikna ettiğinin iddiaları mevcut.
Ancak bu bilgiler, hem parti kaynakları hem de Faruk Acar tarafından yalanlanmıştır.
Açıklamalar, televizyonlarda zaten yeterince AKP’li ismin yer aldığını ve parti politikalarını başarıyla temsil ettiğini belirtiyor.


Gazetecilerin Rolü: Erdoğan’a Bağlılık ve Sessizlik

AK Parti yetkilileri, programlarda teknik bilgiler aktarırken, genellikle Erdoğan’a bağlılıklarını ve teşekkürlerini dile getiriyor.
Ancak bu yaklaşım, yandaş kanalların beklentisi olan “canlı, kanlı bir siyasal söylem” ihtiyacını tam olarak karşılamıyor.
Bu boşluk, yalnızca Erdoğan tarafından doldurulabilecek bir durum olarak analiz ediliyor.
Tek adam rejimlerinin bir sonucu olarak, ekranlarda AK Parti adına yalnızca Erdoğan’ın konuşabileceği bir yapı ortaya çıkıyor.


“Gazetecilerin siyasi yorumculuk yapması, kamuoyunun farklı görüşleri objektif değerlendirmesini zorlaştırıyor.”
Bu durum, bağımsız gazeteciliğin öneminin arttığı bir süreçte, medyanın sadece siyasi iktidarın propaganda aracı olmaktan, toplumsal dengeyi sağlayan bir platform olmasının gerekliliğini vurguluyor.

Ne Sonuç?

– Gazetecilerin siyasi pozisyon alma eğilimi, mesleki etikleri zedeleyebiliyor.
– Medya, siyasetçilere bırakılacak sorumluluklara sahip olmalı.
– Sadece belirli bir lider etrafında şekillenen siyasal söylem, alternatif sesleri susturuyor.
– Bağımsız bir medya, toplumsal dengeyi sağlayacak eleştirel bir ses sunmalı.

Burak Demirci

Burak Demirci (35) — Donanım & Oyun Teknolojileri Uzmanı Burak Demirci, bilgisayar donanımları ve oyun teknolojileri konusunda uzman bir teknik editördür. Uzun yıllardır GPU, CPU, çevre birimleri ve oyun motorları üzerine içerik üreten Burak, performans incelemeleri ve sistem toplama rehberleriyle tanınır. Blogunda en güncel donanım trendlerini ve oyun dünyasındaki teknolojik gelişmeleri paylaşır.